Gürol DEMİR
Bayrağımız
Gürol DEMİR
http://www.guroldemir.com
Tok olan cihanı tok sanır, aç olan dünyada ekmek yok sanır.
Sabayi
::: 8 Eylül Çarşamba ::::::29 Nisan 2005'den beri 65.992.973 ziyaretci, 1959 günde ortalama 33.687, şu an 122 kişi:::
Programlar | Hesaplamalar | Makaleler | Visual Basic | Sitene Ekle | Kaybettiklerim | Albüm | Mesaj Defterleri | Linkler
Vergi Ziyaı Cezasının Hesaplanması
     Gürol DEMİR
     Vergi Denetmeni
Bu makalenin 5479 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle artık geçerliliği kalmamıştır.
Bu makale e-yaklaşım / Şubat 2004 dergisinin 7 nci sayısında yayınlanmıştır.
        I- G İ R İ Ş  :
 
        Vergi Usul Kanunu’nda, 4369 sayılı Kanunla, 01.01.1999 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yapılan değişikliklerle; eskiden vergi ziyaı için uygulanmakta olan kaçakçılık, ağır kusur ve kusur cezaları kaldırılmış yerlerine vergi ziyaı cezası getirilmiştir.
 
        Eskiden uygulanmakta olan cezalar şu şekilde hesaplanmakta idi:
 

Ceza Türü

Ceza Tutarı

Kaçakçılık

Ziyaa uğratılan vergi tutarı x 3= 3 katı

Ağır Kusur

Ziyaa uğratılan vergi tutarı x 2= 2 katı

Kusur

Ziyaa uğratılan vergi tutarı / 2= Yarısı

 
        Bu şekilde uygulanacak cezanın hesaplanması basit olmasına rağmen cezanın zamana göre sabit kalması ve enflasyon süreci içinde değerini yitirmesi nedeniyle yeni bir ceza sistemine geçilmesi gerekli görülmüştür.
 
        Günümüzde uygulanmakta olan vergi ziyaı cezası ise şu şekilde hesaplanmaktadır:
 
        Vergi Ziyaı cezası= (Ziyaa uğratılan vergi tutarı + Gecikme Faizinin Yarısı) x Katsayı
 
        Bu formülde kullanılan katsayı normal olarak 1’dir ve normalde bu formülde bulunmasına gerek yoktur. Vergi ziyaına 359 uncu maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde katsayı 3 olarak, kendiliğinden verilen beyannamelerde ise 0.5 olarak uygulanacaktır.
 
        Cezanın zamana göre değişmesi ve gecikme faizi oranının yarısına eklenmesi suretiyle değerini korumasını sağlamak gerekçesiyle getirilen bu sistemde vergi ziyaı formülde de görüleceği üzere iki unsurdan oluşmaktadır. Bu unsurlar; ziyaa uğratılan vergi tutarı ve gecikme faizinin yarısıdır.
 
        Ziyaa uğratılan vergi tutarı sabittir ve kesin olarak belirlidir. Oysa gecikme faizi tutarının hesaplanması çok da basit olmayıp bu yazımızın konusunu oluşturmaktadır.

        II- KAVRAMLAR VE AÇIKLAMALAR  :
 
         V.U.K.’nun vergi ziyaı cezasının yer aldığı 344 üncü maddesi şu şekildedir:
 
        “Vergi ziyaı suçu, mükellef veya sorumlu tarafından 341’inci maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verilmesidir.
 
        Vergi ziyaı suçu işleyenlere vergi ziyaı cezası kesilir ve bu ceza ziyaa uğratılan verginin bir katına, bir verginin kendi kanununda belirtilen normal vade tarihinden cezaya ilişkin ihbarnamenin düzenlendiği tarihe kadar geçen süre için, bu kanunun 112’nci maddesine göre ziyaa uğratılan vergi tutarı üzerinden hesaplanan gecikme faizinin yarısının eklenmesi suretiyle bulunur.
 
        Vergi ziyaına 359 uncu maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu ceza üç kat, bu fiillere iştirak edenlere ise bir kat olarak uygulanır.
 
        Vergi incelemesine başlanılmasından veya takdir komisyonuna sevk edilmesinden sonra verilenler hariç olmak üzere, Kanuni süresi geçtikten sonra verilen vergi beyannameleri için bu madde uyarınca kesilecek ceza yüzde elli oranında uygulanır.”
 
        Vergi ziyaı cezasına göre, her ne şekilde olursa olsun bir vergi ziyaa uğratılırsa, vergi ziyaı suçu oluşmuş olmaktadır.
 
        Konu ile ilgili bazı kavramlar aşağıda (özet olarak) açıklanmıştır.

        II.1- Vergi ziyaı : V.U.K.’nun 341’nci maddesinde tanımlanmıştır. Kısaca verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesi veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade etmektedir. Verginin haksız yere geri verilmesi de vergi ziyaı hükmündedir. Vergi kavramı, fon payını da kapsamaktadır.

        II.2- Normal vade tarihi : Amme alacakları hususi kanunlarında belli edilen zamanlarda ödenmektedir. Ödeme müddetinin son günü amme alacağının vade tarihidir (6183 S.K. Md.37).
 
        Öteden beri, tüm vergilerde, beyannamenin verilme zamanları ile normal vade tarihleri aynı iken 5035 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle beyannamenin verilme zamanları ile normal vade tarihleri bazı vergilerde birbirinden ayrılmıştır. Özetle; yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinin verilme zamanı ilgili ayın onbeşinci günü akşamına çekilmiş, normal vadeleri ilgili ayın sonunda bırakılmış, aylık gelir (stopaj) vergisi ve katma değer vergisi beyannamelerinin verilme zamanı ertesi ayın 20 nci günü akşamı, ödenme zamanı ise beyannamenin verileceği ayın 26 ncı günü akşamı olarak belirlenmiştir. Geçici gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinin de izleyen ikinci ayın 10’uncu günü akşamına kadar verilmesi, ödemenin ise 17 ’inci günü akşamına kadar yapılması hüküm altına alınmıştır.
 
        Buna göre, geniş bir kitleyi ilgilendiren bazı vergilerin normal vade tarihleri aşağıdaki gibidir.
 

Açıklama

Normal ödeme müddeti

Örnek
Normal Vade

Yasal dayanak

Yıllık Gelir Vergisi

İzleyen yılın mart ayı içinde (1)(2)(3)

31.03.2004

G.V.K. Md. 92, 117

Gelir Stopaj Vergisi

Ertesi ayın 26 ncı günü akşamına kadar (4)(5)

26.05.2004

G.V.K. Md. 98, 119

Geçici Gelir Vergisi

İzleyen ikinci ayın 17 ’inci günü akşamına kadar

17.05.2004

G.V.K. Mük. Md. 120

Kurumlar Vergisi

Hesap döneminin kapandığı ayı takip eden 4. ayın sonuna kadar (6)(7)

30.04.2004

K.V.K. Md. 21,31,40,42

Kurum Stopaj Vergisi

Müteakip ayın 20 nci günü akşamına kadar (4)

20.06.2004

K.V.K. Md. 24, 41

Geçici Kurumlar Vergisi

İzleyen ikinci ayın 17 ’inci günü

17.05.2004

K.V.K. Md. 25

Katma Değer Vergisi

Takip eden ayın 26 ‘ıncı günü akşamına kadar (8)

26.05.2004

K.D.V.K. Md. 41,46

Motorlu Taşıtlar Vergisi

Her yılın Ocak ve Temmuz ayında

31.01.2004

M.T.V.K. Md. 9

Özel Tüketim Vergisi

Vergilendirme dönemini izleyen 10 günün akşamına kadar (9)

25.05.2004

Ö.V.T.K. Md. 14

Akaryakıt Tüketim Vergisi

Ayın 15 Günlük dönemlerini izleyen 10 günün akşamına kadar

25.05.2004

A.T.V.K. Md. 5

Banka ve Sigorta M. Vergisi

Ertesi ayın 15 ‘inci günü akşamına kadar

15.05.2004

Gider V.K. Md. 47,48

 
        (1) Gelir sadece basit usulde tespit edilen ticari kazançlardan ibaret ise izleyen yılın Şubat ayı içinde,
        (2) Memleketi terk edenlerde terke takaddüm eden 15 gün,
        (3) Ölüm halinde, ölüm tarihinden itibaren 4 ay içinde,
        (4) Yıl sonlarında tahakkuk eden mevduat faizlerinden kesilecek veriler için bu süre bir ay uzatılır,
        (5) Zirai ürün üzerinden tevkifat yapanlar hariç, hizmet erbabı 10 veya daha az olanlar üçer aylık,
        (6) KVK Md. 22 kapsamındaki hallerde iktisap tarihinden 15 gün içinde,
        (7) Tasfiye neticelenmişse bilançonun veya nihai hesabın kesinleşmesinden itibaren 15 gün içinde,
        (8) Gümrük giriş beyannamesi veya özel beyanname durumlarında vergi mükellefiyetin başladığı anda,
        (9) I sayılı listedeki mallar için ayın 15 günlük dönemleri, II, III ve IV sayılı listedeki mallar için birer aylık dönemler,
 
        Bu vergilerden yıllık gelir vergisi izleyen yılın Mart ve Temmuz aylarında (sadece basit usulde tespit edilen ticari kazançlardan ibaret gelirlerde Şubat ve Haziran aylarında) olmak üzere iki eşit taksitte ödenmektedir. Taksitle ödenen vergilerde, vergi ziyaı cezasının hesaplanmasında normal vade tarihi olarak ara taksit zamanları önem arz etmemekte olup birinci taksitin ödenme günü vade tarihi olarak dikkate alınacaktır.
 
        Bazı amme alacaklarının beyanname verme ve ödenme zamanları 5035 sayılı Kanunla 01.01.2004 tarihinden itibaren değiştirilmiştir. Buna göre yukarıdaki tabloda görülmekte olan normal vade tarihleri önceki beyannameler için aşağıdaki gibi dikkate alınması gerekir.
 
        01.01.2004 tarihinden önce verilecek beyannamelerde:
 

Açıklama

Normal ödeme müddeti

Normal Vade

Yasal dayanak

Gelir Stopaj Vergisi

Ertesi ayın 20 nci günü

20.05.2002

G.V.K. Md. 98, 119

Geçici Gelir Vergisi

İzleyen ikinci ayın 15 ’inci günü

15.05.2002

G.V.K.Mük.Md. 120

Geçici Kurumlar Vergisi

İzleyen ikinci ayın 15 ’inci günü

15.05.2002

K.V.K. Md. 25

Katma Değer Vergisi

Takip eden ayın 25 ‘inci günü

25.05.2002

K.D.V.K. Md. 41,46

 
        Yukarıdaki tablolarda yazılmamış vergilerin normal vade tarihleri için kendi özel kanunlarına bakılması gerekir.
 
        Vergi ziyaı cezasının ikinci unsuru olan gecikme faizinin yarısı hesaplanırken başlangıç tarihi burada açıklanan normal vade olacaktır.

        II.3- Cezaya ilişkin ihbarnamenin düzenlendiği tarih : İhbarnamenin düzenlendiği tarih ile ilgili olarak uygulamaya 280 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile yön verilmiştir.
 
        1- Cezaya ilişkin ihbarnamenin düzenlenmesinde idareden kaynaklanan bir gecikme yaşanması halinde, kesilecek vergi ziyaı cezasının miktar itibarıyla artmasına ve mükelleflerin mağdur olmasına neden olunmaması amacıyla; takdir komisyonu kararı veya vergi inceleme raporu üzerine kesilecek cezalarda, ceza ihbarnamesinin düzenlenme tarihi yerine kararın veya raporun vergi dairesi kayıtlarına girdiği tarih esas alınacaktır.
 
        2- Ayrıca, tarhiyat öncesi uzlaşma talebinde bulunulması halinde, ceza ihbarnamesinin düzenlenme tarihi yerine uzlaşmanın yapılacağı gün esas alınacaktır.
 
        Gecikme faizinin yarısı hesaplanırken bitiş tarihi burada sözü edilen tarih olacaktır.

        II.4- Kanunun 112’nci maddesine göre hesaplanan gecikme faizi : Atıf yapılan Kanun maddesinde vergi ziyaı cezasının ikinci unsuru olan gecikme faizinin yarısı hesaplanırken dikkate alınması gereken iki husus vardır.
 
        Gecikme faizi hesaplanırken:
 
        1- 6183 sayılı Kanuna göre gecikme zammı oranı kullanılacaktır.
 
        2- Ay kesirleri dikkate alınmayacaktır.

        II.5- 6183 sayılı Kanuna göre gecikme zammı oranları : Gecikme zammı, 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunu'nun 51 nci maddesiyle aşağıdaki gibi düzenlenmiştir:
 
        
“Madde 51.- Amme alacağının ödeme müddeti içinde ödenmeyen kısmına vadenin bitim tarihinden itibaren her ay için ayrı ayrı yüzde dört gecikme zammı tatbik olunur. Ay kesirlerine isabet eden gecikme zammı günlük olarak hesap edilir.
 
        Gecikme zammı bir milyon liradan az olamaz.
 
        Gecikme zammı; 213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre uygulanan vergi ziyaı cezalarında bu madde uyarınca belirlenen oranda, mahkemeler tarafından verilen ve ceza mahiyetinde olan amme alacaklarında ise bu oranın yarısı ölçüsünde uygulanır. Bunların dışındaki ceza mahiyetinde olan amme alacaklarına gecikme zammı tatbik edilmez.
 
        Bakanlar Kurulu, gecikme zammı oranlarını aylar itibarıyla topluca veya her ay için ayrı ayrı, yüzde onuna kadar indirmeye, gecikme zammı oranı ile gecikme zammı asgari tutarını iki katına kadar artırmaya, ayrıca gecikme zammı oranını aylar itibarıyla farklı olarak belirlemeye ve gecikme zammını bileşik faiz usulüyle aylık, üç aylık, altı aylık veya yıllık olarak hesaplatmaya yetkilidir.“
 
        Öteden beri, ay kesirleri gecikme zammı hesabında tam ay olarak hesap edilmekte iken 5035 sayılı Kanunla 02.01.2004 tarihinden itibaren ay kesirlerinde günlük gecikme zammı uygulamasına geçilmiştir.
 
        Amme alacağının ödeme müddeti içinde ödenmeyen kısmına vadenin bitim tarihinden itibaren her ay için ayrı ayrı (Bakanlar Kurulu Kararıyla belirlenen oranda) gecikme zammı tatbik olunmaktadır.
 
        Bakanlar Kurulu Kararıyla belirlenen gecikme zammı oranları aşağıdaki gibidir.
 

Geçerli olduğu tarihler

Oran

02.03.2005 tarihinden itibaren

% 3

12.11.2003 - 01.03.2005 Arasında

% 4

31.01.2002 – 11.11.2003 Arasında

% 7

29.03.2001 – 30.01.2002 Arasında

% 10

02.12.2000 – 28.03.2001 Arasında

% 5

21.01.2000 – 01.12.2000 Arasında

% 6

09.07.1998 – 20.01.2000 Arasında

% 12


        II.6- 359 uncu maddede yazılı fiiller : Vergi Usul Kanunu’nun 359 uncu maddesi uyarınca;
 
        - Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapmak,
        - Gerçek olmayan kişiler adına hesap açmak,
        - Vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde başka defter ve ortamlara kayıtlar yapmak, çift defter kullanmak,
        - Defter ve belgeleri tahrif etmek,
        - Defter ve belgeleri inceleme için ibraz etmemek,
        - Muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenlemek,
        - Muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanmak,
fiillerinin altı aydan üç yıla kadar hapis cezası,
 
        - Defter ve belgeleri yok etmek,
        - Defter sayfaları ve belgelerin yerine başka sayfa ve belgeler koymak,
        - Belgeleri kısmen veya tamamen sahte olarak düzenlemek,
        - Kısmen veya tamamen sahte olarak düzenlenmiş belgeleri kullanmak,
        - Maliye Bakanlığı ile anlaşması olmadığı halde belge basmak ile sahte belge basmak,
        - Maliye Bakanlığı ile anlaşması olmayan kişilerce basılan veya anlaşması olan kişilerce sahte olarak basılan belgeleri kullanmak,
fiillerinin on sekiz aydan üç yıla kadar ağır hapis cezası ile cezalandırılmaları öngörülmektedir.
 
        Vergi ziyaına 359 uncu maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde vergi ziyaı cezası üç kat olarak uygulanacaktır.

        III- ÖZELLİK ARZEDEN DURUMLAR :
 
        III.1- Sahte veya yanıltıcı belge kullanılması :
 
        Sahte veya yanıltıcı belge kullandığı tespit edilen mükellefler için kasıt unsuru araştırılacaktır (306 Sıra No.lu Vergi Usul Genel Tebliği). Sahte veya yanıltıcı belge kullandığı tespit edilen ancak bu eyleminde kasıt bulunmadığı anlaşılan mükelleflere ise tek kat ceza uygulanacaktır.
 
        Daha başka bir ifade ile 359 uncu maddede yazılı fiiller nedeniyle, eğer cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunulması gerekiyor ise ceza üç kat, değilse tek kat kesilecektir.

        III.2- Ay içersinde gecikme zammı oranının değişmesi :
 
        Gecikme zammı, gecikme faizi ve vergi ziyaı cezasının hesabında ziyaa uğratılan vergi tutarına ilave edilecek gecikme faizi tam aylar için aylık olarak hesaplanmaktadır.
 
        Geçen her gün gecikme zammını gerektirmektedir (ek olarak ayrıca 02.01.2004 tarihinden önceki dönemlerde ay kesirleri tam ay olarak hesap edilmektedir) dolayısıyla gecikme zammının hesaplanmasında o ay için zammı doğuran tarih bir aylık zaman diliminin birinci günü olmaktadır. Oysa gecikme faizinin hesaplanmasında ay kesirleri dikkate alınmamakta dolayısıyla o ay için faizi doğuran tarih bir aylık zamanın dolmasını takip eden ilk gün olmaktadır.
 
        Konuyu bir somut örnek ile ortaya koymak gerekir ise mükellefin katma değer vergisi ile ilgili 25.01.2002-25.02.2002 aylık dilimini değerlendirmeye alalım. Gecikme zammı oranı öteden beri % 10 olarak uygulanmakta iken 31.01.2002 tarihinden itibaren % 7 olarak belirlenmiştir. Hesaplama işlemine konu olan gecikme zammı ise; zammı doğuran gün vadeden sonra gelen ilk gün olup bu tarih ise 26.01.2002 tarihidir. Bu tarihte gecikme zammı oranı % 10’dur. Hesaplama işlemine konu olan gecikme faizi ise; faizi doğuran gün vadeden sonra bir aylık sürenin bitiminden sonra gelen ilk gün olup bu tarih ise 26.02.2002 tarihidir. Bu tarihte gecikme zammı oranı ise % 7’dir. Vergi ziyaı cezasının hesabında ziyaa uğratılan vergi tutarına ilave edilecek gecikme faizi hesaplanırken 25.01.2002-25.02.2002 aylık dilimi için hangi oran kullanılacaktır?
 
        Bir aylık zaman diliminin ortasında gecikme zammı oranı değiştiğinde uygulamanın ne olacağı konusunda iki farklı görüş vardır. Gelir idaresinin görüşü gecikme faizinin hesaplanmasında herhangi bir özel düzenleme olmadığından gecikme zammı için yapılan düzenlemelere göre hareket edilmesi –eski oranın esas alınması- gerektiği doğrultusundadır.(1)

        III.3- Aylık sürenin hesaplanması :
 
        Gecikme zammı oranının hesaplanmasında ay hesabı Vergi Usul Kanununun sürelerle ilgili esaslarına göre yapılmaktadır (6183 S.K. Md. 8, V.U.K. Md. 18).
 
        Buna göre aylık sürenin hesaplanmasında önemi olan hususlar;
 
        1- Süre vadenin bittiği tarihi takip eden günden başlar.
 
        2- Vadeye, takip eden ayda tekabül eden bir gün varsa aylık süre o günün (takip eden ayda vadeye tekabül eden gün yoksa o ayın son günü) tatil saatinde dolmuş olur.
 
        3- Vadeye, takip eden ayda tekabül eden bir gün varsa dahi eğer vade ayın son günü ise; süre takip eden ayın son günü tatil saatinde biter (378 Seri No.lu Tahsilat Genel Teb.)
 
        4- Ödeme süresinin son gününün tatile rastlaması halinde sadece o ayki ödeme süresi takip eden iş gününe uzar, zincirleme takip eden aylık sürelerde normal vade tarihi esas alınır.
şeklindedir.
 
        Örnek 1: Aralık 1999 dönemi için muhtasar beyanname ile beyan edilip ödenecek gelir stopaj vergisinin vadesi 20.01.2000 tarihidir. Öteden beri % 12 olarak uygulanmakta olan gecikme zammı oranı 21.01.2000 tarihinde % 6’ya indirilmiştir. Bu vergiler ile ilgili hesaplamada vadenin bittiği gün geçerli olan %12 oranı değil, takip eden gün geçerli olan % 6 oranı uygulanacaktır.
 
        Örnek 2: 2002 Takvim yılına ilişkin yıllık gelir vergisi beyannamesi 31.03.2003 tarihine kadar verilecek ve taksitlerden biri ödenecektir. Takip eden Nisan ayında 31. gün yoktur. Dolayısıyla bir aylık süre Nisan ayının son günü olan 30.04.2003 tarihinde dolacaktır.
 
        Örnek 3: 2003 Takvim yılı hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesi 15.04.2004 tarihine kadar verilecek ve 30.04.2004 tarihine kadar ödenecektir. Vade ayın son günü olduğundan, bir aylık süre takip eden Mayıs ayında 30. gün olmasına rağmen 30.05.2004 tarihinde değil, Mayıs ayının son günü olan 31.05.2004 tarihinde dolacaktır.

        III.4- İki farklı “Gecikme Faizi” kavramı :
 
        Vergi Usul Kanunu’nun 112 nci maddesine göre hesaplanan gecikme faizi ile aynı Kanunun 344 üncü maddesine göre kesilen vergi ziyaı cezasının hesabında ziyaa uğratılan vergi tutarına ilave edilecek gecikme faizinin birbirinden farklı olduğu bir çok yön bulunmaktadır.
 
        Gecikme faizi sadece ikmalen, re’sen veya idarece yapılan tarhiyatlara uygulanır. Halbuki vergi sistemimizde bunlar dışında da tarhiyat şekilleri vardır (Örn. V.U.K.’nun 116 ve müteakip maddeleri uyarınca yapılan düzeltme yoluyla tarhiyat, M.T.V.K.’nun 9’uncu maddesi uyarınca yapılan motorlu taşıtlar vergisi tarhiyatı, vb.). Vergi ziyaı cezası ise vergi ziyaı nedeniyle yapılan her türlü tarhiyata uygulanır.
 
        Her iki gecikme faizinin hesabında normal vade tarihinden başlanmaktadır. Bitiş tarihi olarak ise gecikme faizinde kesinleşme tarihi önem arz etmektedir. Vergi ziyaı cezasının hesabında ise -tarhiyat öncesi uzlaşma tutanağının imzalandığı tarih hariç- vergi dairesinin kayıtlarına giriş tarihi önemlidir.
 
        Bu genel ayrılıkların yanında iki gecikme faizi kavramının, hesaplamaya etki edecek tarzda birbirinden ayrıldığı başka hususlar da bulunmakta olup bunlar aşağıdaki gibidir:

        III.4.1) Taksitle ödenen vergilerin durumu :
 
        Bazı vergilerin ödemesi taksitler halinde (örneğin: yıllık gelir vergisi, 2004 takvim yılı öncesi dönemlerde kurumlar, G.V.K. Md. 94/6-b) yapılmaktadır.
 
        Gecikme faizi ve gecikme zammı, devlete ait bir alacağın mükellef nezdinde kalması ve kullanılması karşılığı istenilmekte olduğundan, ödemesi taksitler halinde yapılan bu vergiler için gecikme zammı veya gecikme faizi hesaplanırken taksit ay ve miktarları dikkate alınmaktadır.
 
        Vergi ziyaı cezası ise verginin ziyaa uğratılması nedeniyle uygulanan bir yaptırım olması nedeniyle ziyaa uğratılan toplam vergi miktarı tek olarak esas alınmaktadır (2000/6 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu İç Genelgesi)
 
        Bu durum, gecikme faizi ile vergi ziyaı cezasının hesabında ziyaa uğratılan vergi tutarına ilave edilecek gecikme faizinin birbirinden farklı olduğu bir yönü karşımıza çıkarmaktadır.

        III.4.2) Geçici vergide durum :
 
        Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 120 nci ve Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 25 nci maddeleri uyarınca alınmakta olan geçici vergiler, yıllık beyanname üzerinden hesaplanan vergiden mahsup edilmektedir.
 
        Yıllık beyanname verme zamanı gelir vergisi açısından izleyen yılın Mart ayı, kurumlar vergisi açısından ise hesap döneminin kapandığı ayı takip eden 4 üncü ay (hesap dönemi takvim yılı ise ki genelde böyledir: Nisan ayı) olmaktadır. Dolayısıyla yıllık vergiden mahsup işlemi, geçici gelir vergisi vergisinde 1 Mart – 31 Mart tarihleri arasında, geçici kurumlar vergisinde ise 1 Nisan – 30 Nisan tarihleri arasında yapılabilmektedir.
 
        Yapılan incelemeler sonunda, geçmiş dönemlere ait geçici verginin %10’u aşan tutarda eksik beyan edildiğinin tespiti halinde, eksik beyan edilen bu kısım için re’sen veya ikmalen geçici vergi tarh edilmekte, mahsup süresi geçtikten sonra, kesinleşen geçici vergi terkin edilmekte, ancak gecikme faizi ve ceza tahsil edilmektedir.
 
        Bu şekilde re’sen veya ikmalen tarh edilen geçici vergiler için uygulanacak gecikme faizi, geçici gelir vergisi için 1 Mart, geçici kurumlar vergisi için 1 Nisan tarihine kadar hesaplanmaktadır (2000/6 Seri No.lu Uygulama İç Genelgesi).
 
        Ancak, bu şekilde re’sen veya ikmalen tarh edilen geçici vergiler için uygulanacak vergi ziyaı cezasının hesabına ziyaa uğratılan vergi tutarına ilave edilecek gecikme faizinin hesabında gecikme faizi, takdir komisyonu kararı, inceleme raporu veya kendiliğinden verilen beyannamenin vergi dairesi kayıtlarına girdiği tarihe kadar hesaplanmaktadır.(2)

        IV- S O N U Ç
 
        Vergi ziyaı cezasının hesabında özellik arz eden, tereddüde düşülen hususlara bu yazımızda yer verilmiştir. Bu yazımızın, vergi ziyaı cezasını klasik olarak elle hesaplayanlar kadar bu cezanın hesaplanması için bilgisayar programı kodlamayı planlayanlara da yardımcı olacağı düşünülmüştür.
 
        Hesaplanması çok da basit olmayan vergi ziyaı cezası yanında, gecikme faizi ve gecikme zammı hesaplamalarını da yapmak üzere bir bilgisayar programı tarafımızdan üretilmiş ve www.guroldemir.com/programlar/tmg/anaekran.asp adresinde uygulama yapan vergi memurları, inceleme elemanları, mali müşavirler ve mükelleflerimizin hizmetine sunulmuştur.
(1)Maliye Bakanlığının 10.03.2003 tarih ve B.07.0.GEL.0.30/3014-344-704/009518 sayılı yazısı.
(2)Maliye Bakanlığının 12.09.2002 tarih ve B.0.7.GEL.0.28/2855-112-864/037680 sayılı yazısı.
Bu makaleyi 'rtf' formatında bilgisayarınıza indirmek için
  Ana Sayfa  |  Giriş Sayfası Yap  |  Favorilere Ekle  |  İletişim  |  Tavsiye Et  |  Yönetici Girişi  |  Hakkında